Nâzım Hikmet’in Yaşamından Önemli Kesitler

Nâzım, ilk kez Sovyet yurdunda

blankhasretleri, ümitleri, mukaddes iştihaları,
rüzgârda karın üstünde savrulan sözleriyle
onlar yürüyorlar kışlık saraya…

Rusya’da çarın, emekçi halkın kanı pahasına Birinci Dünya Savaşı’na katılma kararı alması, yüzlerce yıldır çarlığın egemenliği ve zulmü altında ezilen işçileri, köylüleri ve askerleri çileden çıkarmıştı.

Rus Çarlığı’nın zorbalığına karşı yıllar süren mücadelenin sonucunda, nihayet 1917 Şubat Devrimi’yle birlikte Romanov hanedanı alaşağı edilecek ve Rus monarşisi tarihe karışacaktı.

Ne var ki, 1917 Şubat Devrimi’yle kurulan Geçici Hükümet, emekçi halkın taleplerine karşı gelerek, Rusya’nın savaşta kalmasını savunuyordu. Büyük işçi grevleri ve savaş karşıtı gösterilerle sarsılan Rusya’da, ülkenin derhal savaştan çekilmesi için “barış, ekmek ve toprak” sloganını programına yazan Bolşevikler, Vladimir İlyiç Lenin’in öncülüğünde, eski Rus takvimine göre Ekim 1917’de İşçi, Asker ve Köylü Sovyetleri adına iktidarı ele geçirdi.

Sosyalist devrimci yeni hükümetin ilk icraatlarından biri olan Barış Kararnamesi’yle birlikte, yalnızca Rusya’nın savaştan çekildiği duyurulmuş olmuyor, savaşın içinde yer alan bütün ülkelere ilhaksız ve adil bir barış çağrısı yapılıyordu. Devrimci hükümet, Rus Çarlığı ve diğer emperyalist ülkeler arasında imzalanan gizli anlaşmaları da deşifre ederek, işgal altındaki Anadolu’nun emekçi halkı da dâhil olmak üzere, savaşla harap olmuş tüm insanlığa dostluk elini uzatıyordu.

Bölgedeki manzara böyleyken, “Millî Mücadele” döneminde Fransızca öğretmenliği yapmak üzere Ankara Hükümeti tarafından, arkadaşı Vâlâ Nureddin ile birlikte Bolu’ya atanan Nâzım Hikmet, burada, Bolşeviklere sempati besleyen Bolu Ağır Ceza Reisi Ziya Hilmi’nin de etkisiyle Moskova’ya gitmeye karar verecekti.

Nâzım Hikmet, ulusal kurtuluşun yoksul emekçi halkın iktidarıyla taçlandırılması gerektiği düşüncesine yaklaşmıştı: Ulusal kurtuluş düşüncesi, asıl anlamını ancak ona eşlik edecek bir siyasal ve toplumsal devrimle, yani yoksul emekçi halkın kurtuluşuyla kazanabilirdi. Böyle düşünerek, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’na da ilham ve maddi destek veren, (2017’de yüzüncü yılını kutladığımız) 1917 Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin doğduğu topraklarda sosyalizmi deneyimlemek için 1921 yılı Eylül ayında Batum’a ayak bastı. Böylelikle ilk kez sosyalizmin anayurduyla tanışma şansına erişen Nâzım, daha sonra Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde (KUTV) eğitim almak üzere arkadaşı Vâlâ Nureddin’le beraber Moskova’ya hareket etti.

⇐ Sayfa 1: Ulusal kurtuluş mücadelesi ve sosyalizmle ilk tanışıklık 

  Sayfa 3: Nâzım Hikmet: Partili komünist ⇒
                                                                                                                                                                                                 

Bir Öneri

blank

Oyun: Başın Öne Eğilmesin

Etkinlik bültenine abone olun

Yeni bir etkinliğimizden ya da etkinlik güncellemelerimizden anında haber alın...

Genel Etkinlikler Hepsi

Yer Hepsi

Düzenleyen Hepsi