Nâzım gibi umutlu, Nâzım gibi inançlı, Nâzım gibi kararlı
Mutluluğun resmini yapacağız!

 

Çoğu okuru, Nâzım’ın 1961 yılında Küba’yı ziyaret ettikten sonra yazdığı şiirlerinden “Saman Sarısı” şiirini bilir. Bu şiirin bir yerinde Abidin Dino’ya mutluluğun resmini yapabilip yapamayacağını sorar ve ardından mutluluğun resmi ifadesiyle ne kastettiğini açıklar: 

“(…)Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin

işin kolayına kaçmadan ama

gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil

ne de ak örtüde elmaların

ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini

sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin

1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin

çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstat (…)”

Nâzım için resmi yapılacak mutluluk, ayağa kalkmış, mücadele etmiş, devrimini yapmış, onu savunmakta olan halkın resmini yapmaktır. Bunu 1920-‘21’de Anadolu’da, 1921-‘25’de Rusya ve Sovyetler Birliği’nde, 1961’de Küba’da bizzat görmüştür…

Mutluluğun resmi Nâzım’a göre hareketin resmidir, dönüşümün resmidir; dönüştürmek için heyecan ve coşkuyla yan yana gelişin resmidir; eskimiş, tükenmiş, çürümüş olandan kopuşun, daha güzel bir yarına sıçramanın resmidir mutluluğun resmi.

Harekete geçmeden, geçmişten kopmadan yapılacak resim sıradanlığıyla iç bayacak bir resim olabilirdi ancak. Kolaya kaçarak yapılacak resim işlevsiz ve değersiz bir resimdir.

Kolaya kaçmak, kolay yoldan feraha çıkmak istemek ve kolay yoldan kurtuluş aramak, çürümenin göstergeleridir.

Sermaye düzeni bu toplumu çürütüyor.

Nâzım başka türlüsünü yaptı.

Nâzım’ın külliyatı, on binlerce dizesi, tiyatro oyunları, hikâyeleri, masalları, çevirileri, gazete yazıları, söyleşileri, hepsi, kolaya kaçmadan yapılan bir resmi oluşturdu: Ömrü boyunca bağlandığı düşünü, memleketinin ve halkının kurtuluşunun ifadesini ortaya koyan bir resimdi bu.

“Başkası mücadele etsin, ben de kurtulayım” demedi Nâzım.

İşgal altındaki ülkesini işgalcilerden temizlemek üzere çıktığı yolda, bağımsızlığa, aydınlığa, eşitliğe ancak sosyalizmle kavuşulabileceğini anladı ve safını seçti.

İzlediği bir filmden bir sanatçı dostuyla yaptığı sohbete, cezaevinde kendisine dokuma için iplik getiren çocuktan, sevdiği insanlara, hepsinde ve hepsiyle memleketin kurtuluşuna açılacak bir yolu da aradı.

Kolay bir dünyada yaşamadı Nâzım:

Onun zamanında, tüm mücadelesi boyunca, emperyalist paylaşım savaşları yaşandı; İspanya’da, İtalya’da, Almanya’da iktidara gelen faşistler insanlığa büyük acılar yaşattı; savaşın ertesinde dünyanın hakimiyetini ele geçiren ABD’nin insanlığa yaşattıkları bunlardan geri kalmadı. Bugün artık Ekim Devrimi’nin yarattığı Sovyetler Birliği’ni elinden kaçırmış olan yoksul ve perişan bir insanlık, emperyalizmin egemenlik çağında, yoğun sömürü, kimlikçi bir bağnazlık ve yobazlığın karanlığına itildi. Kazanımlarının pek çoğunu kaybetti büyük insanlık.

Bugün karşımızda duran, eskimiş, tükenmiş, çürümüş bir dünyanın resmidir. Kopulmayı, sıçranmayı gereksiniyor.

Kolay değil. Kolaya kaçarak gerçekleştirmek mümkün değil.

Ama mümkün.

Tarih bunu gösterdi. Ekim Devrimi gösterdi; faşizme karşı savaşan İtalyan, Fransız, Yunan partizanlar, Sovyet yurttaşları gösterdi; Küba Devrimi gösterdi.

Bir ölüm yıldönümünde daha andığımız Nâzım, kendi yüzyılındaki bütün karanlığa karşın kaybetmediği iyimserliğiyle, bize bunun nasıl, kimlerle, hangi doğrultuda yapılabileceğini anlattı.

Onun Türkiye işçi sınıfını selamlarken vurguladıkları, umudunun, inancının, kararlılığının doğrultusunu gösterir:

Paranın padişahlığını, yobazın karanlığını ve yabancının roketini yenerek ulaşılacak o resmi yapılacak mutluluğa.

Kuşkumuz yok: bu topraklarda mutluluğun resmini yapacağız.

Nâzım gibi umutlu, Nâzım gibi inançlı, Nâzım gibi kararlıyız.

Bir Öneri

blank

Büyük şairin 59. ölüm yıldönümünde
Nâzım’ın dizeleri, Metin Coşkun’un sesinde

Memleketimden İnsan Manzaraları - Birinci Kitap

Etkinlik bültenine abone olun

Yeni bir etkinliğimizden ya da etkinlik güncellemelerimizden anında haber alın...

Genel Etkinlikler Hepsi

Yer Hepsi

Düzenleyen Hepsi