Nâzım’ın Kavgası Sürüyor
Nâzım Hikmet’i ölümünün 63. yılında saygıyla, sevgiyle ve kavgasına bağlılıkla anıyoruz.
Nâzım’ı anmak, yalnızca büyük bir şairi hatırlamak değildir. Nâzım’ı anmak, onun şiiriyle hayatı, sanatıyla mücadelesi, memleket sevgisiyle enternasyonalizmi arasındaki kopmaz bağı bugünün dünyasında yeniden kurmak demektir.
Bugün Nâzım’ı, savaş tehlikesinin büyüdüğü, emperyalist saldırganlığın yeni cepheler açtığı, halkların bağımsızlık ve egemenlik hakkının bir kez daha tehdit edildiği bir dönemde anıyoruz. Ankara’da yapılacak NATO zirvesi yaklaşırken, ülkemiz emperyalist savaş aygıtının merkezi toplantılarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Aynı günlerde ABD’nin Küba’ya dönük müdahale tehditleri, ablukalar ve yaptırımlarla boğulmak istenen bir halkın egemenliğini hedef alıyor.
Bu tablo, Nâzım’ın şiirinin ve kavgasının neden hâlâ güncel olduğunu gösteriyor.
Nâzım Hikmet, emperyalizmin ne olduğunu çok iyi biliyordu. Kore’ye gönderilen yoksul Anadolu çocuklarının hangi pazarlıkların konusu yapıldığını gördü. Türkiye’nin NATO’ya bağlanmasının bağımsızlık değil bağımlılık anlamına geldiğini söyledi. Amerikan üslerinin, Amerikan bombalarının ve savaş politikalarının vatan sevgisiyle bağdaşmayacağını haykırdı. Ona “vatan haini” dediler; o ise asıl yurtseverliğin memleketi emperyalizme teslim etmemek olduğunu gösterdi.
Nâzım’ın yurtseverliği halkçıydı, antiemperyalistti, sınıfsaldı ve enternasyonalistti. Onun memleket sevgisi, işçilerin, köylülerin, gençlerin, yoksulların, üreten ve direnen halkın sevgisiydi. Bu yüzden Küba halkının egemenliğine dönük tehditler de, NATO’nun savaş politikaları da, halkları birbirine kırdıran emperyalist düzen de Nâzım’ın kavgasının karşısında durduğu dünyanın bugünkü biçimleridir.
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi olarak Nâzım’ı geçmişe ait bir anı olarak değil, bugünün kavgasında yaşayan bir ses olarak görüyoruz. Onun şiirindeki umut, yalnızca güzel günlere duyulan özlem değildir; o güzel günleri kuracak sınıfa, halka ve örgütlü mücadeleye duyulan güvendir.
3 Haziran’da bir kez daha söylüyoruz:
Emperyalizme, NATO’ya, savaş politikalarına, halkların egemenliğini hedef alan her türlü müdahaleye karşı Nâzım’ın kavgasını sürdürüyoruz.
Nâzım’ın şiiri bizimledir.
Nâzım’ın memleket sevgisi bizimledir.
Nâzım’ın sosyalizm kavgası bizimledir.
Nâzım’ın kavgası sürüyor.

