Per15Oca20:00 Emperyalizme karşı, Nâzım’a kulak verme zamanı20:00

Etkinlik Bilgileri

                       Paranın padişahlığını, yobazın karanlığını, yabancının roketini yenmek için:
                                           Emperyalizme karşı, Nâzım’a kulak verme zamanı

                                                                  15 Ocak 2026

  15 Ocak 1902’de dünyaya gelmişti Nâzım. Emperyalizm denilen olgunun sahneye çıktığı bir dünyaya gözlerini açtı.

  Balkan Savaşları sonucunda, doğduğu şehir yurdu olmaktan çıktı önce. Büyük Savaş da denilen ilk emperyalist paylaşım savaşında Çanakkale’de yurdunu savunan dayısını kaybetti. Ardından yaşadığı şehir İstanbul, Britanya ve Fransa’nın başını çektiği emperyalist devletler tarafından işgal edildi. Sonra sıra Anadolu’ya geldi. Yine Britanya,Fransa, İtalya, Yunanistan Krallığı askerlerinin çizmeleri Anadolu’yu çiğnemeye başladı.

  Bunlar tabii ki Nâzım’ın bilincini biledi. “Memleketin kurtuluşu” onun için temel bir mesele olarak tüm yaşamına damga vurdu.

  19 yaşına girerken Ankara’daydı. Milli Mücadele’den yana tavır almış, işgalcilere karşı mücadelenin bir parçası olmak üzere Anadolu’ya geçmişti. Sonra gençlik hayallerinin ve kurtuluş fikrinin peşinden Ekim Devrimi’nin coğrafyasına ulaştı yolu. İşçilerin, yoksul köylülerin, “insanın insanı sömürmesine son vermek” amacıyla kurdukları ilk sosyalist ülkeyle buluştu. O ülkedeki devrimci iktidarın, başta Britanya olmak üzere, emperyalistlerce alaşağı edilme girişimlerine tanık oldu bu kez.

  Ve komünist oldu orada, Sovyetler Birliği adını alan ülkede. Ömrünün sonuna kadar da
öyle kaldı. 

  Krizlerle ve sınıf mücadelesiyle sarsılan Avrupa’da Mussolini, Hitler, Franco gibi faşistlerin iktidara gelişi, bu faşist sürülerini Sovyetler Birliği’nin üstüne süren ve ardından ikinci kez  dünyayı kana bulayan emperyalizm… Artık emperyalist kampın jandarması haline gelen ABD’nin Hiroşima’dan Yunan dağlarına, Kore’den Küba’ya kıyıcı zalimlikleri… Dünya çapındaki tüm bu emperyalist çatışma ve bunalımlar, Nâzım’da, insanın insanı sömürmediği, “el kapısının imkânsız hale geldiği” bir dünya özleminin ve mücadelesinin ateşini körükledi.

  Bugün emperyalizm, kendisini dizginleyen Sovyetler Birliği ve sosyalist ülkelerden artık “kurtulduğu” bir dünyada, bir kez daha gemi azıya aldı. Uzak Asya’dan, Ortadoğu’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Grönland’a kadar, kendi ekonomik ve politik çıkarları için ateşe atmayacağı hiçbir coğrafya kalmadı. İnsanlığa diz çöktürmek, aklı, vicdanı teslim almak için ve emperyalist sisteme şu ya da bu şekilde alternatif oluşturma iddiasına karşı şiddetli bir saldırıya girişti, bir kez daha. 

  Nâzım, bu dünyada safını seçti: Şiirleri, mücadelesi, sermaye düzeni ve emperyalizmin egemenliğine ve insanlığa zincir vurmasına meydan okumak anlamına geldi. 

Böyle bir dünyada icraatlarına yön verirken emekçi halkı gözeten değil, emperyalist merkezlere yaranmaya çalışan siyasetçilerin ülkesi memleketimizde, Nâzım’ı emperyalizme karşı mücadelesinin altını çizerek anıyor ve ona kulak vermeye çağırıyoruz. 

  Emperyalizm kavramını “eskidi” diyerek tedavülden kaldırmıştı liberaller. Artık en vahşi kıyımlar, en azgın sömürü ve çıkar savunusu sıradanlaştı dünyada.

  Dünyanın bu halini anlamak için, Nâzım’ın şiirindeki gibi yalın, süssüz ve cüretkâr bir bakışa ihtiyacımız var: zengin, renkli, merak uyandıran, harekete geçirme gücüne sahip. Tam da bu zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz türden bir kavga şiiri çünkü Nâzım’ınki! Çünkü emperyalizmin zalimliği kadar onu alt edecek emekçi halka ve akla da alan açan, cesaret ve umut aşılayan bir şiir.

  2026 yılı 15 Ocak’ında Nâzım’ı bu düşünce ve duygularla selamlıyoruz.
  Paranın padişahlığını, yobazın karanlığını, yabancının roketini yenmek için, emperyalizme karşı, Nâzım’a kulak vermeye, kavgasına katılmaya çağırıyoruz!

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi

Zaman

15 Ocak 2026 Perşembe 20:00

Bu etkinliği paylaş